Ozan Medine Çınar ile söyleşi(Tuğba Çınar)

Tuğba ÇınarTarih: 29 Nisan 2009 Çarşamba 

Selamün Aleyküm,Değerli üyelerimiz… yine, yeni bir söyleşi vaktinde sizlerleyiz…bu seferki söyleşi konuğunumuz sizlerinde bildiği üzere, Medine Çınar…kendisiyle kısa kısa 2-3 günlük bir söyleşi yaptık…bu benim ilk söyleşim…o yüzden oldukça heyecanlıyım…soruları net ve öz tutmak istedim..umarım sıkılmadan okuyacağınız ve beğeneceğiniz bir sohbet olmuştur…

Buyrun o zaman…

TUĞBA…..Selamün Aleyküm…Medine Çınar, hoş geldiniz…sohbet teklifimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederim…

MEDİNE ÇINAR….Aleykümselam Tuğba, hoşbulduk…benimle söyleşi yaptığınız için öncelikle ben teşekkür ederim…

TUĞBA….Medine Çınar’ı az çok hepimiz tanıyoruz…ama birde sizden bahsetmenizi istesek…kimdir, nerede yaşar, neler yapar Medine Çınar…

MEDİNE ÇINAR….1957 Ardahan, Ölçek köyü doğumluyum…İlköğretimi orta ikinci sınıfa kadar sürdürebildim…1970 yılında Ankaraya geldik…1974 yılında Zeki Çınar’la tanışıp evlendik…bu evlilikten, Serkan, Seyhan ve Gökhan isimlerinde üç çocuğumuz oldu… evliliğimiz süresince eşim, 21 yıl Almanyada kaldı…

TUĞBA…Zeki Çınar’la nerede ve nasıl tanıştınız?

MEDİNE ÇINAR….Ankaraya geldiğimizde babam Ufuktepeden arsa almıştı…bu arada ev yapımına başlandı…evimizin inşaatını babam, Zeki’ye vermişti…kendisi orda beni görüp, istemeye karar vermiş…sonrası malum…

TUĞBA…Eşinizin 21 yıl boyunca Almanyada kaldığını söylediniz…bu zaman zarfında neler yaptınz…sizin için zor bir dönem olsa gerek…

MEDİNE ÇINAR….Eşim 1973 yılında Almanyaya gitti…ben o dönemde kendisiyle nişanlıydım…izne geldiği dönemde evlendik…her yıl izinlerde görebiliyordum kendisini…onun yokluğunda hasretlik, gurbetlik acısı bana öylesine kâr etti ki, gönlümdeki hasreti, dilimdeki feryadı dizelere dökmekte teselli buldum…insan vardır kalbini mezar eder, acılarını içine gömer…yüzü gülsede içi kan ağlar…insan vardır, aşkını nakışa döker, ilmik ilmik, desen desen işler kimisi…insan vardır, ressam olur, doğayla bütünleşir renk renk…kimide şair olur sözüyle sazıyla seslenir… bende bu şairlerden bir tanesiyim…derdimi kağıda dökenlerdenim…

TUĞBA…Şiirleriniz çok güzel…kafiyeler ve kelimelerin uyumluluğu!!… şiirle yürüdüğünüz yolun ilk adımları tamamen ne zaman başladı…

MEDİNE ÇINAR….Şiirlerimin beğenilmesi bir şair için çok güzel…teşekkür ederim…şiir yazmaya ilk 1983 yılında başladım…ve maalesef 1996 yılında son buldu….ama yinede ara ara yazdıklarım olabiliyor…

TUĞBA…İlk şiiriniz hangisi, kime ithafen…söyleyebilirmisiniz…

MEDİNE ÇINAR….İlk şiirim tabiki Zeki Çınar’a ithafen…bu şiiri sizlerle paylaşamayacağım…Zeki’ye özel olduğu için, ama beğendim şiirlerimi sizlerle paylaşabilirim…

TUĞBA…Sizi anlıyorum…röportajın sonuna beğendiğiniz şiirlerinizi ekleyelim o zaman…

TUĞBA…Peki, Medine Çınar; en çok şiir ve türkü bakımından genel olarak kimleri beğenir?

MEDİNE ÇINAR….Şiirde; Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, türküde; Karacaoğlan, deyiş ve güzellemede; bütün olarak alıyorum…hepsini beğenirim…

TUĞBA…Türkü demişken…ben sizin Muhlis Akarsu, Arif Sağ ve Musa Eroğlu ile, ozanlık yaptığınız dönemlerde, yakından tanıştığınızı biliyorum…bunlarla nerede ve nasıl tanıştınız…

MEDİNE ÇINAR….Sanatçılarla tanışmam, büyük oğlum Serkan Çınar’ı, Musa Eroğ’lu hocanın saz kursuna yazdırmamla başladı…o dönem Musa hocaya şiirlerime bakmasını istedim…o da inceleyip hepsinin çok güzel şiirler olduğunu söyledi…daha sonra bunların türküleşebilmesi için Muhlis Akarsuy’la görüşmem sağlandı…ilk önce telefonla görüştük…kendisine birkaç şiirimi telefonda okuduktan sonra…benimle yakından görüşmek istediğini söyledi…daha sonra bir şiirime müzik yaptı…ve kasete Aşık Gülabi tarafından okundu…bu arada halk ozanları derneğine üye oldum…ve diğer sanatçılarla da bu sayede, kendiliğinden tanışma fırsatı buldum…

TUĞBA…Kasete okunan türküleriniz hangileri…bu türküleri kimler seslendirdi…

MEDİNE ÇINAR….İsmail İpek _Teller Ali Ali Diyor (yanayım mı) kaseti…

Satılmış Karataş ve Dilber Doğan, konuşmalı ve sazlı sözlü…Gelinle Aşık adlı türküyü karşılıklı söylediler…Ali Kızıltuğ’un kasete okuduğu türküler…Zaman Geçti Geçkaldım…ve Gel Gayrı…Geç Kaldın Kaset kapağı oldu…Aşık Gülabi…Muhlis Akarsu’nun müziğini yaptığı Yetiyor Zaten(aman dağlar) adlı şiiri Yandık Aney adlı kasetinde okudu…İsmail İpek…Mehmet İpek ‘in sazım Aliyi Çağırır kasetine içsem olmuyor adlı türküyü okudu…

TUĞBA…Bilinen isimlerin, şiirlerinize müzik yapıp seslendirmesi çok güzel…tebrik ediyorum sizi…bu arada, üyelerimizden Orhan Çınar amcamın bir sorusu var…kendisi şöyle bir soru yöneltmiş…Acaba bu şiirleri yazarken çekilen Almanya acılarının bir etkisi oldu mu, ilham kaynağı bu çekilen hasrete mi dayanıyor?

MEDİNE ÇINAR….Şiirlerimin kaynağı gurbet acısı ve hasretlik…ama bunun yanı sıra görüşüp konuştuğum, dost ve arkadaş ortamlarında bir kişinin sohbet arasındaki bir cümlesi, beni çok etkilediği an, tek bir cümleyle şiir üretebiliyordum… bu cümle kişinin veya bir başkasının derdi sıkıntısı olabiliyordu…

TUĞBA…Son zamanlarda batının kültürüne maruz kaldığımız ve kendi özdeğerlerimizi unuttuğumuz bu süreci siz nasıl değerlendiriyorsunuz…

MEDİNE ÇINAR….Öncelikle sanatın her dalına saygım vardır…kendine özgü güzelliği de vardır…bir batı kültürünü hiçbir zaman kendi öz değerlerimizin önüne geçirmemeliyiz…ancak teknolojinin gelişmesi, ve batı sazlarının da Türk Halk müziği içerisinde bağlama ile birlikte kullanılması, insanlarımız tarafından kabul görmüştür…bu da normaldir.

TUĞBA…Peki, son olarak sizden bu kelimelerin ( OZAN, ŞİİR, TÜRKÜ, ANADOLU, AŞIK, AŞIK VEYSEL, KARACAOĞLAN, GURBET, AİLE, ve ZEKİ ÇINAR…) sizin için ne ifade ettiğini sorsam…

OZAN….Mahsuni Şerif derim…

ŞİİR…Yunus Emre derim…

YUNUS EMRE….

Ne güzel söylemiş ne güzel yazmış

Sözünde sevgi var Yunus Emrenin

Hakikat sırrını gayıbtan sezmiş

Özünde sevgi var Yunus Emrenin

Aşkın ateşini bağrında yakmış

Ulular erenler katına çıkmış

Bütün insanlara kusursuz bakmış

Gözünde sevgi var Yunus Emrenin

Bu yıl Yunus Emre sevgi yılıdır

Yüreğinde kin yok barış yılıdır

Bu yüzden yücedir hemde uludur

Yüzünde sevgi var Yunus Emrenin

Hakkı anmış her cümlesinin başında

Yorulmamış hakikatin peşinde

İlk baharda, sonbahrda, kışında

Yazında sevgi var Yunus Emrenin

Hak yolunda turab olmuş yol olmuş

Gahi ırmak olmuş gahi sel olmuş

Aşka düşmüş yana yana kül olmuş

Közünde sevgi var Yunus Emrenin

TÜRKÜ…Duyguların müzikle en güzel bir şekilde dile gelmesidir…

ANADOLU…Yaşanılması gereken en güzel yer…kelimelerle ifade edilmesi çok zor…dupduru bir güzellik ve aşıkların sevdası…

AŞIK…Hak ve halk aşığı ( Aşık Veysel) derim…

ŞIK VEYSEL…

Gönüler sultanı aşıklar piri

Sana kurban olsun can Veysel baba

Hep önde yürüdün kalmadın geri

Aydındı gittiğin yön Veysel baba

Görmeyen gözünle dünyayı gördün

Canlıya cansıza hep değer verdin

Gönüllere yıkılmayan taht kurdun

Hala yaşıyorsun sen Veysel baba

Aşk ile çalardı elinde sazın

Toprağa bağlıydı benliğin özün

Barışa çağrıydı deyişin sözün

Yoktu yüreğinde kin Veysel baba

Adın dolaşır bütün dilerde

Ebedi yaşarsın sen gönüllerde

Yalnız Sivas değil tüm gönüllerde

Her yana duyurdun sen Veysel baba

Gülüp eğlenmedin sen kana kana

Felek gam yükünü yükledi sana

Yedi yaşındayken girdin zindana

Çalmadı yüzüne gün Veysel baba

Ozanlar içinde büyük ozandın

Gerçeği görendin doğru yazandın

Ölmeden toprağa mezar kazardın

Geldi beklediğin an Veysel baba

Sadık yarim kara topraktır derdin

Nihayet kavuştun murada erdin

Ar diye toprağı bağrına sardın

Kucaklaş toprağa kan Veysel baba

İlham aldım bağlamandan sazından

Örnek aldım deyişinden sözünden

ÇINAR’da gidecek senin izinden

Bize rehber oldun sen Veysel baba…

KARACAOĞLAN…Bal arsına benzetirim…çünkü çok gönüllerde gezmiş…her gittiği yerde bir güzele aşık olmuş…ve o güzellerin her birisine şiir yazmış…

GURBET…Çok şey söylemek isterim, ama ben sadece birini söyleyeyim…”olmaz olsun zalim gurbet”…aslında bunada bir şiirimle cevap vereyim…

DERT YUMAĞI SÖKE SÖKE YORULDUM…

Yeter eylendiğin gurbet ellerde

Hasretini çeke çeke yoruldum

Ömrünü harcama uzun yollarda

Yollarına baka baka yoruldum

Sen gidersin ardın sıra gelemem

Kime sorsam bir haberin alamam

Sen yanımda olmayınca gülemem

Göz yaşımı döke döke yoruldum

Koyun oldum ardın sıra melerim

Saçlarımı tutam tutam yolarım

Gece gündüz haktan dilek dilerim

El açıp diz çöke çöke yoruldum

ÇINAR’ı sen gibi yıkan olmadı

Karardı ocağım yakan olmadı

Hastayım derdime bakan olmadı

Dert yumağı söke söke yoruldum…

AİLE…Hiçbir zaman bir araya gelemeyip…huzur bulamadığım…çocuklarımın ve benim doğru düzgün yaşayamadığımız tek şey…

ZEKİ ÇINAR…. mekanı cennet olsun…ALLAH huzur içinde yatırsın kabrinde… O’na ithafen…

SONUNDA

Rüzgar gibi gelip geçti yıllarım

Adım adım geri kaldım sonunda

Döküldü yaprağım kırık dallarım

Günbe gün sararıp soldum sonunda

Kara kış ayını yaz görüyordum

Bütün yokuşları düz görüyordum

Kendimi onbeşlik kız görüyordum

Hayal olduğunu bildim sonunda

Ömür boyu hayallere sarıldım

Hep kendimi kandırmaktan yoruldum

Bir zaman çağlardım şimdi duruldum

Küçük bir çukura doldum sonunda

Gönlümde sevdanın adı kalmadı

Aşk ateşi söndü odu kalmadı

Artık yaşamanın tadı kalmadı

Yaşayan bir ölü oldum sonunda

Medine Çınar’ı yordukça yordum

Sevgisiz umutsuz bir ömür sürdüm

Sevdiğim yarimi toprağa verdim

Kapanmaz bir yara aldım sonunda

TUĞBA…İnanın çok duygulandım…özellikle “dert yumağı söke söke yoruldum” şiiriniz bir harika…beni çok etkiledi…”sonunda” isimli şiiriniz de ise, yılların birikimi, bir sitem var sanki; hem kendinize, hem yıllara, epeyce sitem etmişsiniz…ama inanın oda çok güzeldi…tebrikler…çok güçlü bir kaleminiz var…ALLAH daim etsin inşallah…son olarak bizimle bu söyleşiyi yaptığınız için ve bize vakit ayırdığınız için , çok teşekkür ederim…Hakkınızı helal edin…inanın çok zevkli bir sohbetti…umuyorum ki söyleşiyi okuyacak olan değerli üyelerimizde beğenir…

MEDİNE ÇINAR…Ben de çok teşekkür ederim…böyle güzel bir söyleşide sizinle birlikte olduğum için…ve aynı zamanda şiirlerimin yayımlanması beni çok mutlu etti…ALLAH razı olsun diyorum…Ve bütün herkese selamlarımı iletiyorum, saygılar…

TUĞBA…Evet, Değerli üyeler…söyleşiyi bitirdik…elimden geldiğince Medine Çınar’ı sizlere tanıtmaya çalıştım…kendisi de çok samimi olarak cevaplarını bizlere sundu…kendisine bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum…ve son olarak şunları söylemek istiyorum…sizlerde görüyorsunuz ki böyle kıyıda köşede kalmış bir çok cevherimiz var…Medine Çınar da bunlardan bir tanesi…şiirleri çok güçlü…hiçde göz ardı edilmeyecek şiirler…ben isterimki böyle yetenekler saklı kalmasın, ortaya çıksın,…şiirleri herkes tarafından bilinsin…bu arada tüm edebiyatçılardan ve tüm gazetecilerden özür diliyorum…aslında hiç de haddim olmayan bir iş yaptım…ama daha öncede belirttiğim gibi bu söyleşinin benim için manevi değeri çok büyüktü…başta sitedeki çok büyük abilerim ve yaşı benden büyük ablalarımdan …ve tüm üyelerden sürç-i lisan ettiysem affola diyorum… vesselam…,hoşçakalın…

Selam ve Dua ile…

Tuğba ÇINAR…

 

Orhan ÇINAR
orhcin06@hotmail.com

 

Yazar: orhan

Bu yazıyı paylaş

  • facebook-share
  • tweet-it
  • friendfeed
  • plus-it

yorumlar

3 Yorum Yapıldı
  • güzel bir makale olmuş.
    bence ozan arif.

    • orhan diyor ki:

      Söyleşi o tarihte Tuğba Çınar kardeşimiz tarafından yapılmıştı.ben fotoğrafı yeni çektiğim için böyle bir durum ortaya çıktı arkadaşlar.

  • DOGAN diyor ki:

    ben Medine hn ıle geç tanışma fırsatı buldum,onunla tanışmak tan da gurur duyuyorum,şiirlerinin bir kısmını canlı olarak kendi yorumu ıle dınledim,,,,çok haz aldım ,ellerine ve yüregine saglık,,selamlar ederim.