Resul Çınar İle Röportaj


 

 


 

 

 

 Resul Çınar;   Amca oğlu seninle Siyasette olan birisi olarak siyaset konulu bir röportaj yapacaktık. Ama  bir türlü kısmet olmadı senin zamanın olduğunda benim işim oldu, benim zemanım olduğunda senin işin oldu bir türlü proğramımız uymadı, ortam bulamadık kısmet  2011 yılına imiş.

 

O.Ç =Sayın Resul Çınar Amca oğlu seninle Siyasette olan birisi olarak siyaset konulu

bir röportaj yapacaktık bir türlü kısmet olmadı senin zamanın olduğunda benim işim oldu benim zemanım olduğunda senin işin oldu bir türlü proğramımız uymadı ortam bulamadık kısmet 2011 yılınaymış.

Elbetteki konuyla ilgili konuşmak,paylaşmak istediğin bir çok şey vardır, söyleşimiz soru cevap şeklinde olacak kısa ve öz tutacağım.

O.Ç =Hemen de sorulara başlayalım.

M.H.P Prtisinde aktif siyaset yapıyorsun neden siyaset ve ne zamandan beri siyasetin içindesin.

R.Ç = Orhan abi ben öncelikle senin bu tür sosyal etkinliklerde bulunman ve banada bu söyleşi için yer vermen hasebiyle teşekkür saygı sevgilerimi iletirim.

R.Ç = Sorularınıza gelince siyaset insanlara Hizmet ve sosyal anlamda buluşma bir araya gelme açısından köprü görevidir. Siyasetin sözlük anlamıda iktidarı ele geçirme sanatıdır. Bunları herkes kendi fikir ve görüşlerine göre çeşitlendirebilir. Bundan dolayıdırki insana hizmet hakka hizmet inancıyla toplumun bütün katmanlarına ulaşıp hizmet etmek amacıyla siyaset.

R.Ç = Siyasete başlamam aslında 12 Eylül 1980 öncesine dayanır , yani o zamanlar ideolojik terör vardı yani sende bilirsin Potansiyel olarak Sağ – Sol terörü vardı Orta okula gidiyordum, birlikte futbol topu oynadığımız maç yaptığımız arkadaşlarımızla maalesef karşılıklı düşman olduk bitaraf olduk olmak zorunda bırakıldık o günkü şartlar onu gerektiriyordu sağ sol kavramlarının ne olduğunu kavrıyamazken birde baktım önce Sağcı , Milliyetçi sonra Ülkücü oldum. Kılışe bir laf olacak ama o dönem solcularla uğraştık uğraştırıldık mücadele ettik. Maalesef boşu boşuna birçok insanımız öldü birçok insan hayat mücadelesine geç başladı daha sonra Mart 1977 yılında Askerlik görevimi ifa ettmek üzere Askere gittim 1978 Kasımında Askerlik görevimi ifa ederek geldim işte o dönem terörün en şiddetli ve yoğun olduğu dönemdi sokağa çıkamıyorduk kurtarılmış bölgeler vardı Haziran 1980 yılında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir kamu kurumunda kamu görevlisi olarak işe girdim daha sonra 12 Eylül 1980 de Kenan Evren ihtilali oldu Teşkilat anlamında aktif siyasette olma isteği hep uhtemde vardı yani Milliyetci Hareket Partisinde görev yapma arzusu hep vardı ama kamu görevlisi olmam hasebiyle teşkilat anlamında aktif siyaset yapamıyordum ama o dönemde dahi özellikle seçim dönemlerinde aday olan abilerimize arkadaşlarımıza saha kenarında çalışmalarımı her zaman yaptım yasak olmasına rağmen. Daha sonra Şubat 2006 da emekli oldum Mayıs 2006 da M.H.P Altındağ İlçe başkanlığında yapılan kongreyle yönetim kurulu üyeliğine seçilerek aktif görev alma gururu ve onurunu yaşadım.

O.Ç = Peki neden M.H.P sizi M.H.P’li yapan şey nedir?

R.Ç= Niçin M.H.P çünkü Milliyetçi Hareket Partisi ‘nin mazisi Şeref ve Vatan ,Millet sevdalısı Şehitlerle doludur. Unutulacak,unutturulacak veya utanılacak bir anı olmamıştır. M.H.P. Milletin vicdanıdır. Mukaddes değerler üzerinden siyaset yapmaz. Eğilmemiştir bükülmemiştir. Yüklenmiş olduğu misyonu’nu zaferlerle dolu geçmiş tarihinden almıştır.

Karakterimi,Kültürümü, geleneğimi ve göreneğimi yaşatacak ve bunu koruyacak muhafaza edecek misyona sayip tek parti olduğu inancında oluşum beni M.H.P li yapmıştır. Yani Vatanını Milletini bütün katmanlarıyla sevme olgusu ve duygusudur. Milliyetcilik benim karekterimdir.

Şimdi birde sol partilere gönül verenlere baktığımızda o zamanlar Marksizim Lelin’izim ve Orak çekiş yani kızıl koministlik rejimi heveslileri vardı bunlara karşı mücadele ettik.

Türkiye Cumhuriyetini yıkma hezayanları yaşayanların karşısında olduk direndik mücadele ettik. Bu hezeyanları yaşayanlar yani Atatürk ün kurmuş olduğu Cumhuriyet rejimini yıkıp yerine Marksizim Lelinizim Kominizim rejimini getirmek isteyen ve bunun için mücadele eden gafiller vardı, bizde bu tehlikeye karşı durduk. Şimdi bakıyorumda bunların hepsi Cumhuriyetci Ulusalcı Atatürkcü oldular.

Ne yazıkki Vatanı’nın Milleti’nin Devletinin bekası için bilerek veya devleti tarafından

kullanılarak , mücadele eden çarpışan şehit olan Ülkücüleri’de halen( Şöven Milliyetcisi ) yani kafataşcı faşist görüyorlar. Ayrıca bu Ülkenin bölünmez bütünlüğünü korumakla görevli terörle kahramanca mücadele edip kurşun atıp kurşun yiyen Emniyet güçlerimiz şimdi Ergenokon ve balyoz davalarından yargılanmaları ve tutuklanmaları benim olduğu kadar birçok insanın kanına dokunuyordur. Türklüğün kurtuluş destanı olan ERGENEKON’u terör örgütü yaptılar.

Ama birde bakıyorsunuzki bu memleketin Ekmeğini yiyip suyunu içen hatta insanların vergileri ile zengin olan, şıkıştıkları zamanda yurt dışına kaçıp sonrada Yunanistan’ da orda burda Türkiye aleyhinde propoganda yapıp sinema filmi çeviren sanatcı ve yazarlardan hatta insanları maddi manevi sömürerek zengin olanlardan’da kahramanmış gibi adından söz edilenler yokmu , oda ayrıca kanıma dokunuyor.

O.Ç=Peki sen şu anda Milliyetçi Hareket Partisinde biri olarak Milliyetçilik ve Ülkücülüğü nasıl tarif edersin bunun için duygu ve düşüncelerini paylaşırmısın.

R.Ç=Tabi Milliyetçilik ve Ülkücülüğün tarif ve tanımı çeşitlendirilebilir ama benim duygularımdaki milliyetçiliğin tarifi şöyledir. Her şey Türk Milleti için Türk Milleti ile beraber ve Türk milletine göre özetlenebilecek Türk Milletine bağlılık ve Devletine sadakat ve hizmet bilinci duygusudur. Kısacası vatanını Milletini Devletini kendi menfaatlerinden daha çok sevme duygusu’ nu ruhunda ve Kanında hissetmesidir. Ayrıca şunu söyliyeyim Milletin olduğu her yerde Milliyetci olur.

Bu bağlamda her kez Milliyetçi gözükür ama gerçek Milliyetci olamaz örnek vermek gerekirse vatan için savaşta cephede arkadaşınla düşmana silah atarken ufacık zorlukta kendi canını Vatan toprağından üstün görüp önce can deyip düşmana teslim olana veya Kurtuluş savaşında olduğu gibi ülkemizi işgal eden ingiliz veya bir başka işgalci Devletle işbirliği yapanlara Milliyetçi denirmi? işte bu yüzdendirki bu Ülkenin dağında taşında toprağında önce Vatan yazıyor. İşte bu nedenle önce can dersen bunun adına Milliyetçilik denmez bunun adına teslimiyetçilik denir.

Müsaade edersen bir örnek daha vereyim Irak Amerika tarafından işgal edildiğinde Saddam Hüseyin,nin milliyetçi gördüğü insanlar kendi canları ve menfaatleri için hemen teslim oldular, hatta Saddam Hüseyin’nin heykelllerini conilere yalakalık olsun diye yaktılar yıktılar.Amerikan askerleri’nin postallarını yaladılar daha sonra ne oldu iki milyon Müslüman insan katledildi binlerce kadın dul kaldı,binlerce kız çocuğunun ırzına geçildi halen Irak işgal altında halen bombalar patlıyor olaylar oluyor, oysa Irak halkı önce vatan deseydi tıpkı Çanakkalede Atatürk,ün ben size ölüm emrediyorum mantığıyla hareket etip savaşarak direnselerdi öyle olmazdı işte Milliyetçilik böyle bir şey.

Ülkücülük ise Milliyetçilik şuurunun gönül ,vicdan ve ruhlarda yükselerek sonsuza kadar yaşatılmasında her alanda verilen mücadelesidir.

Bu nedenle denilebilirki her Milliyetçi Ülkücü değildir. Ancak Ülkücü olmak için Milliyetçi olmak şarttır. Bu anlamda Ülkücü görünmek kolay, Ülkücü olmak zor Ülkücü kalmak ise çok daha zordur.

Bu manada şöyle sıralama yapabiliriz. Ülkücüler, Ülkücü geçinenler ve Ülkücülükten geçinenler, gerçek Ülkücüler kendilerini vatan bildikleri topraklara hizmet etmeye adamış Müslüman Türk insanıdır. Ülkücüler için vatan sevgisi imandandır, ( HİTBUL VATAN MİNEL İMAN ) yani vatan sevgisi İmandandır.

Ülkücülük yolu çileli ve meşakatlidir bu yol Türk ve İslam sevdalıları’nın yoludur.

Bu Yol =Türklüğü,silkinerek kendisine dönmesi için, Ey Türk Titre ve kendine dön diyen Bilge Kaanların yoludur.

Bu Yol=Çin sarayını kırk yiğidiyle basacak kadar gözü kara Kürşadın yoludur.

Bu Yol=Ölürsem kefenim olsun diyerek beyazlar giyen şaadeti şerefle karşılayan Alparslanların yoludur.

Bu Yol=Kuşatılmış kaleye ulaşmak için tek başına düşmanı yaran yıldırımın yoludur.

Bu Yol = Kendi ölüm fermanını taşıdığını bilmesine rağmen gözünü kırpmadan cellada kadar ulaştıran Akıncı beyinin yoludur.

Bu Yol= Vatanına düşman ayağı değmesin diyerek 150 kiloluk mermileri taşıyan Seyit onbaşının yoludur.

Bu Yol = İffeti ve milli namusu için silah kuşanan kara Fatmaların yoludur.

Bu Yol= Ya istiklal Ya ölüm diyen, Mustafa Kemal Atatürk’ün yoludur.

Orhan abi bu vesileyle büyüklerimizi yad ettik. Tarihe mal olmuş bu vatanı bize armağan eden Kahraman Türk büyüklerimizle gurur duymalıyız geçmişini unutan geleceğini tain edemez Tarihimize sahip çıkmalıyız son zamanlarda maalesef batı hayranlığı Kültürel ve Kutsal değerlerimizi erozyona uğratmıştır. Bu manada herkes çoluğuna çocuğuna sahip çıkmalı onlara öğretebildiğimiz kadar öğretmeliyiz çünkü biz sahip çıkmazsak başkaları sahip çıkar.

Orhan abi epey konuştuk her şey için teşekkür ederim.Umarım bu söyleşiyi takip edenler menmun kalır sıkılmazlar. Müsaade edersen konuşmamı sonlandırırken bizi takip edip okuyanlara kendimin derlediği şiir niteliğinde bir dize armağanım var.

Orhan abi herşey için teşekkürler bizi takip eden herkese selem sevgi saygılarımı iletirim.2011 yılının TÜRK ,İSLAM alemine hayırlara vesile olmasını dilerim herşey herkesin gönlünce olur inşallah.

BİZ TÜRKLER TANRI DAĞINDA: KÜRŞAT, ROMADA:ATİLLA ,TÜRKİSTANDA: AHMET YESEVİ ,MALAZGİRT’TE: ALPASLAN , İSTANBULDA: FATİH , ÇANAKKALEDE: KEMAL ATATÜRK , olarak görünen Yüce Rabbimize secde ile şükür eden , hertürlü şartlarda önce Vatan diyen, savaşta ölüme Allah Allah diye giden bir Milletiz, çünkü bu genler damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE…
Orhan Çınar
alucra.com Ankara TEMSİLCİSİ

Yazar: orhan

Bu yazıyı paylaş

  • facebook-share
  • tweet-it
  • friendfeed
  • plus-it

yorumlar